image_pdfPDF olarak Kaydetimage_printYazdır
Kamu İdaresi TürüBelediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı2018
Dairesi3
Karar No358
İlam No84
Tutanak Tarihi18.3.2020
Kararın KonusuPersonel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Huzur Hakkı

………… tarihli ve ………… sayılı ilamın ………… üncü maddesiyle hüküm dışı bırakılan konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü gereğince görüşülmesinin devamına karar verildi.

Anılan ilam maddesinde;

Mevzuatta öngörülmediği halde oluşturulan Müşterek Komisyon üyelerine huzur hakkı ödenmesi sonucu sebebiyet verildiği iddia edilen ………… TL tutarındaki kamu zararının, sehven hatalı hesaplandığı (Örneğin, ………… numaralı ödeme emri belgesi için tespit edilen kamu zararının hesabına Çevre ve Sağlık Komisyonunun, ………… numaralı ödeme emri belgesi için tespit edilen kamu zararının hesabına da İmar Komisyonunun toplantısı için ödenen huzur hakları dahil edilirken, ………… numaralı ödeme emri belgesi ile Müşterek Komisyon toplantısı için kendisine ödeme yapılan bir Üyeye (…………’e) ait huzur hakkının kamu zararı hesabında dikkate alınmadığı),

Ayrıca, söz konusu kamu zararından kaynaklı mali sorumluluğun da eksik tespit edildiği (konunun sadece ödeme emri belgelerini “Harcama Yetkilisi” ve “Düzenleyen” sıfatıyla imzalayan kişiler nezdinde sorguya alındığı, ödeme emri belgelerinde “Gerçekleştirme Görevlisi” sıfatıyla imzası bulunan diğer kişilerin ise sorumluluğa dahil edilmediği)

belirtilerek,

Bahse konu kamu zararı hesabındaki hataların giderilmesi ve huzur hakkı ödemelerine ilişkin ödeme emri belgelerini “Düzenleyen” sıfatıyla imzalayan kamu görevlileri ile birlikte söz konusu belgelerin sol alt köşesinde “Gerçekleştirme Görevlisi” olarak imzası bulunan kişilerin de sorumluluğa dahil edilmesi suretiyle yeni bir sorgu yapılmasına ve savunmaların alınması üzerine düzenlenecek ek raporun yargılanmasına değin konunun 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 50 nci maddesi uyarınca hüküm dışı bırakılmasına karar verilmesi üzerine, Denetçi tarafından kamu zararı tutarı ………… TL olarak yeniden hesaplanmış ve yapılan ek sorgu ile daha önce sorumluluğa dahil edilmemiş olan kamu görevlisinin de savunması alınarak ilama esas ek rapor düzenlenmiş olup, söz konusu ek rapor ile eki bilgi ve belgeler de Daire tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmiştir.

03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun;

“İhtisas komisyonları” başlıklı 24 üncü maddesinde;

“Belediye meclisi, üyeleri arasından en az üç en fazla beş kişiden oluşan ihtisas komisyonları kurabilir. Komisyonların bir yılı geçmemek üzere ne kadar süre için kurulacağı aynı meclis kararında belirtilir.

İhtisas komisyonları, her siyasi parti grubunun ve bağımsız üyelerin meclisteki üye sayısının meclis üye tam sayısına oranlanması suretiyle oluşturulur. İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000’in üzerindeki belediyelerde plân ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması zorunludur.

Meclis toplantısını müteakip imar komisyonu en fazla on iş günü, diğer komisyonlar ise beş iş günü içinde kendilerine havale edilen işleri sonuçlandırır. Komisyonlar kendilerine havale edilen işlerle ilgili raporlarını bu sürenin sonunda meclise sunmadıkları takdirde, konu meclis başkanı tarafından doğrudan gündeme alınır.

İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanır.

…”

“Huzur ve izin hakkı” başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasında da;

“Meclis başkan ve üyelerine, meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için, 39 uncu madde uyarınca belediye başkanına ödenmekte olan aylık brüt ödeneğin günlük tutarının üçte birini geçmemek üzere meclis tarafından belirlenecek miktarda huzur hakkı ödenir. Huzur hakkı ödenecek gün sayısı, 20, 24 ve 25 inci maddelerde belirtilen toplantı günü sayısından fazla olamaz ve meclis üyelerine aynı gün için birden fazla huzur hakkı ödenemez.”

denilmektedir.

Yukarıda yer verilen hükümlerden de anlaşılacağı üzere; belediye meclisi tarafından ihtisas gerektiren belli konularla ilgili araştırma, inceleme ve değerlendirmeler yapılarak gerekli kararların alınmasını teminen komisyonlar kurulabilmesi (İl ve ilçe belediyeleri ile nüfusu 10.000’in üzerindeki belediyelerde plan ve bütçe ile imar komisyonlarının kurulması zorunlu olup diğer ihtisas komisyonlarının kurulması ise belediye meclisinin takdirine bırakılmıştır.) ve mümkünse görev alanlarıyla ilgili meslek ve kariyer sahibi kişilerden (en az üç en fazla beş kişiden) oluşturulan bu komisyon üyelerine toplantılara katıldıkları günler için huzur hakkı ödenebilmesi mümkündür. Ayrıca, 5393 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde yer alan; “İhtisas komisyonlarının görev alanına giren işler bu komisyonlarda görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanır.” hükmü uyarınca bir işin birden fazla komisyonun görev alanına girmesi halinde söz konusu komisyonların her birinde ayrı ayrı görüşülmesine de engel bir durum bulunmamaktadır. Ancak, 5393 sayılı Kanunda; ihtisas komisyonlarının üyelerinden teşekkül eden karma bir komisyon kurulması ve konuların ihtisas komisyonundaki görüşmelere ek olarak bir kez de bu komisyonda görüşüldükten sonra Belediye Meclisine sunulması şeklinde bir uygulama öngörülmediğinden bu amaçla oluşturulan bir komisyonun toplantılarına katılan üyelere huzur hakkı ödenmesi de mümkün değildir. Ayrıca, ………… Belediyesinde “Müşterek Komisyon” adıyla oluşturulan Komisyonun gerek belli bir konuda uzman olmadığı gerekse 5393 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde öngörülen en fazla beş üye sınırına uymayarak diğer komisyonların üyelerinden teşekkül ettiği dikkate alındığında ihtisas komisyonu olarak nitelendirilmesine de imkan bulunmamaktadır.

Sorumlularca her ne kadar Belediyedeki Komisyonların, 5393 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine uygun olarak alınan ………… tarihli ve ………… sayılı Meclis Kararı ile oluşturulduğu belirtilmişse de, söz konusu Karar ile; sadece ihtisas komisyonlarının (İmar, Plan ve Bütçe, Kanun ve Nizamname, Kentsel Dönüşüm, Deprem ve Doğal Afet, Esnaf ve Meslek Odaları, Mesken ve Gecekondu, Ulaşım ve Trafik ile İnsan Hakları Komisyonlarının) oluşturulduğu, bununla birlikte, “Müşterek Komisyon” adıyla bir komisyon kurulmasına dair bir düzenleme öngörülmediği, ayrıca, söz konusu Komisyonun oluşturulmasına ilişkin başka bir kararın da sunulmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, rapora konu husus uygulamada faydalı olabileceği düşünülen bu Komisyonun oluşturulması değil, üyelerine huzur hakkı ödenmesidir. Diğer bir ifadeyle, herhangi bir ödeme yapılmadan bu şekilde bir komisyon oluşturulması İdarenin takdirinde olup hukuki açıdan sakıncalı bir durum yaratmamaktadır.

10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde kamu zararı; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış ve söz konusu maddenin ikinci fıkrasındaki (g) bendinde de; “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kamu zararına sebebiyet veren haller arasında sayılmıştır. Dolayısıyla, mevzuatında öngörülmediği halde oluşturulan Müşterek Komisyonun üyelerine; toplantılara katıldıkları günler için huzur hakkı ödenmesi kamu zararına sebebiyet vermekte ve gerek ödeme emri belgelerini “Harcama Yetkilisi” ve “Düzenleyen” sıfatıyla imzalayan gerekse ödeme emri belgelerinde “Gerçekleştirme Görevlisi” sıfatıyla imzası bulunan kamu görevlilerinin sorumluluğunu doğurmaktadır.

Nitekim, 5018 sayılı Kanunun;

“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;

“…

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”

“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de;

“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.



Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.

…”

denilmek suretiyle harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin görev ve sorumlulukları düzenlenmiş olup, 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının “Sorumlular” başlıklı üçüncü bölümünün;

“Harcama Yetkilileri” alt başlığı altında;

“…

5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da harcama yetkilisi ön plana çıkmaktadır.



a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu



… 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına oybirliğiyle,

…”

“Gerçekleştirme Görevlileri” alt başlığı altında;

“…

…, bir mali işlemi gerçekleştirmede görevli olanların sorumluluğunun belirlenmesinde, gerçekleştirme işlemini yapan memurun, yetkili ve görevli olması ve yapılan giderin de bu görevli tarafından düzenlenip imzalanan belgeye dayanıyor olması zorunludur. Bir başka deyişle, yukarıda anılan belge ve imza olmadan ödeme emri belgesinin tamamlanmış sayılmaması gerekmektedir. Aynı şekilde, belgeyi düzenleyenin de gerçekleştirme konusunda yetkisinin bulunması ve harcama talimatı ile veya sair surette amir tarafından görevlendirilmiş olması gerekmektedir.



a) Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir.



31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.

Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur.

Yapılan bu açıklamalara göre, asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine çoğunlukla,



karar verildi.”

denilerek de harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerine ait sorumluluğun kapsamı daha net bir şekilde ortaya koyulmuştur.

Ayrıca, 27.05.2016 tarihli ve 29724 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğine ekli Ödeme Emri Belgesinin (Örnek 32) dipnotunda da; söz konusu belgeyi “Düzenleyen” sıfatıyla imzalayacak kişinin gerçekleştirme görevlileri arasından harcama yetkilisince görevlendirilen kişi olacağı açıkça belirtilmiştir.

Diğer taraftan, Sorumlular tarafından her ne kadar huzur hakkı ödemelerinin Belediye Başkanının bilgisi dahilinde gerçekleştiği şeklinde bir savunma yapılmış olsa da, Belediye Başkanının konu hakkında vermiş olduğu herhangi bir olur ya da talimat sunulmamıştır. Bununla birlikte, bahse konu ödemelere ait belgelerin ekinde yer alan ve Belediye Başkan Vekilleri tarafından imzalanan yazıların da birimler arasındaki evrak havalesine ait rutin yazışmaya ilişkin olduğu, zira söz konusu yazıların “Havalesi uygundur” şeklinde bir ibareyle imzalandığı, ayrıca, eklerinde yer verilen huzur hakkı bordrolarının da sadece Müşterek Komisyon toplantılarını değil aynı zamanda Meclisin ve/veya 5393 sayılı Kanuna uygun olarak oluşturulan ihtisas komisyonlarının (Çevre ve Sağlık Komisyonu, İmar Komisyonu gibi) toplantılarını da içerdiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, yine ödeme emri belgeleri ekinde yer alan harcama talimatlarında da Belediye Başkanı veya Başkan Vekillerinin imzasının bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, Müşterek Komisyonun oluşturulması ve yapılacak toplantılar için huzur hakkı tahakkuk ettirilmesi için baştan verilmiş bir olur veya harcama talimatı niteliğinde değil de rutin bir havale işlemi kapsamındaki yazılar nedeniyle Belediye Başkan Vekillerinin sorumlu tutulması hukuki olmayacaktır.

Bu itibarla, ………… tarihli ve ………… sayılı ilamın ………… üncü maddesi ile verilen hüküm dışı kararının kaldırılarak, rapora konu edilen ………… TL tutarındaki kamu zararının;

………… TL’sinin Harcama Yetkilisi (…………) ………… ile Gerçekleştirme Görevlisi (…………) …………’a,

………… TL’sinin Harcama Yetkilisi ………… ile Gerçekleştirme Görevlileri (…………) ………… ve …………’a,

………… TL’sinin Harcama Yetkilisi ………… ile Gerçekleştirme Görevlileri (…………) ………… ve …………’a,

………… TL’sinin Harcama Yetkilisi ………… ile Gerçekleştirme Görevlisi …………’e,

………… TL’sinin Harcama Yetkilisi (…………) ………… ile Gerçekleştirme Görevlileri ………… ve …………’a

müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte ödettirilmesine, anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.


image_pdfPDF olarak Kaydetimage_printYazdır