T.C. YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

ESAS NO: 2015/7542
KARAR NO: 2017/1576
TARİH: 06.03.2017
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

I- Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin yapılan uygulamada, sanığın eylemlerini birden fazla görevliye karşı aynı anda gerçekleştirmesi karşısında, TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi neticesinde eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme ile hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5327 sayılı TCK’nın 205. maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması, bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır.
Somut olayda dosyada yer alan ve sanık tarafından yırtılan suça konu tutanak üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde, tutanakta kolluk görevlilerinin ve sanığın imzalarının yer almaması nedeniyle, hukuki sonuç doğurabilecek resmi bir belge niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığın üzerine atılı hakaret suçunun olay yeri olan polis merkezinin hangi bölümünde gerçekleştiği ve aleniyet unsurunun ne suretle oluştuğu tartışılmadan yetersiz gerekçeyle, TCK’nın 125/4. maddesi uyarınca sanığın cezasında arttırım yapılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.