T.C. YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

ESAS NO: 2015/12651
KARAR NO: 2017/3111
TARİH: 12.04.2017
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 

Avukat olan katılan …’e aralarındaki vekalet sözleşmesi kapsamında farklı tarihlerde teminat olarak yatırması için verdiği paraların ilgili dosyalara yatırılmayıp, katılan tarafından kendisine sahte makbuzlar verilerek dolandırıldığını iddia eden sanık …’in, bu konuyla ilgili katılanın bürosunda yaptıkları görüşmeyi, cep telefonuna gizlice kaydedip, bu kaydı içeren CD’yi, Milas Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosuna, şikayetçi sıfatıyla alınan ifadesi esnasında, delil olarak sunduğu olayda,
Tarafların beyanlarına ve dosya kapsamına göre; sanık ile katılan arasında geçen konuşmaya bir üçüncü kişi dahil olmadığı gibi, tarafı olduğu konuşmayı kaydetmek suretiyle elde ettiği verileri üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir delil bulunmayan sanığın, katılan hakkındaki iddialarını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eylemlerinde hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı da nazara alındığında TCK’nın 133. maddesinde tanımlanan kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf ile ilgili konuşmaların katılanın özel yaşam alanına ilişkin ve özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte bulunmaması nedeniyle sanığın eylemlerinin TCK’nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacağı anlaşıldığından, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı beraat kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılanın sanık hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, sanığın üzerine atılı suç açısından kastının bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 223/2-c maddesi gereğince beraat hükmü kurulması,

Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün ilk paragrafının, “Sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.