[wow-icons lib=fa name=fa-bookmark color=”#F18A0C” size=”xs” align=”alignright”]

T.C. YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2018/7071
KARAR NO: 2018/13242
TARİH: 11/12/2018
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

ÖZET: Boşanma hükmü kesinleşmiş ise, eklentilerin (yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için, eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Alacaklı tarafından ilamda belirtilen nafaka alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun takibe konu boşanma ilamının henüz kesinleşmediğini, birikmiş iştirak nafakasına ilişkin olarak da 1.200,00 TL ödeme yapıldığını beyanla takip yapılmasının mümkün olamayacağını ileri sürerek takibin iptali ve tazminat istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; işin esasının incelenmesine ilişkin bozma ilamına uyularak, şikayetin kısmen kabulü ile takibin birikmiş iştirak nafakası, yargılama gideri ve ilam vekalet ücreti yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. HUMK’nun 443/4. (HMK’nun 367/2.) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının “eklentisi” olan yoksulluk, iştirak nafakası, maddi-manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti de aynı kurala tâbi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla, boşanma hükmü kesinleşmiş ise, eklentilerin (yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için, eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez. Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan … 9. Aile Mahkemesinin 17.07.2014 tarih ve 2013/1171 Esas, 2014/1047 Karar sayılı boşanma ve tedbir nafakasına ilişkin ilamı ile; “Birleşen davada davacının tedbir nafakası davasının dava tarihi olan 13/02/2013 tarihinden davalının askere alındığı 15/08/2013 tarihine kadar geçerli olmak üzere, davacı için aylık 150 TL, müşterek çocuk için aylık 125 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının askerden terhis olduğu tarihten itibaren yeniden geçerli olmak üzere davacı için aylık 150 TL; müşterek çocuk için aylık 125 TL tedbir nafakasının yeniden başlatılarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” ilişkin hüküm kurulduğu, takip talebi ve buna uygun olarak düzenlenen icra emrinin yapılan incelenmesinde ise; 13/02/2013-15/11/2014 tarihleri arasında iştirak nafakasının talep edildiği yazılmış ise de, takip talebi ve icra emrinin toplam alacak hesaplamasından sonraki açıklama kısmında dayanak ilam hükmünün belirtildiği görülmüş olup, takibe konu olan nafakaların tedbir nafakası niteliğinde olduğu anlaşıldığından anılan nafakanın tahsili için takip dayanağı ilamın kesinleşmesi gerekmez.O halde, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.