T.C. YARGITAY 21. CEZA DAİRESİ

ESAS NO: 2015/4325
KARAR NO: 2016/2586
TARİH: 21.3.2016
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

I- Sanıklar hakkında “hakaret” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında, birden fazla kamu görevlisine karşı aynı anda işlenen görevi yaptırmamak için direnme eylemleri nedeniyle TCK.nun 43/2. delaletiyle 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından, hakaret suçunda ise uygulama maddesinin TCK’nun 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. şeklinde yazılmaması sonuca etkili olmadığından bozma sebebi olarak değerlendirilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıkların, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak:
T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların hükümlerden çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibareleri eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA ,

II- Sanık … hakkında “resmi belgeyi bozma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1- 5327 sayılı TCK’nun 205. maddesindeki “resmi belgeyi bozma, yok etme ya da gizleme” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilerek belgeden faydalanma olanağının engellenmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek hak sahibinin belgeden yararlanmasının engellenmesi gerekmektedir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı ortadan kalkacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur.
Bu açıklamalar karşısında somut olayda; sanığın, evine haciz yapmak için gelen icra dairesi katibi katılan …’nın hazırladığı haciz tutanağını, aleyhine kullanılması imkanını ortadan kaldırmak amacıyla yırtıp yere atması şeklinde gerçekleşen eyleminin ardından katılan … yırtılan haciz tutanağını yerden alınıp polislere teslim ettiği ve tutanak parçalarının soruşturmaya esas olmak üzere adli emanete alındığının anlaşılması karşısında suça konu belgenin adli emanetten duruşmaya getirtilerek incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde belge aslının dosya içine konulması ve belgenin mevcut durumu itibariyle hukuken sonuç doğuracak şekilde unsur, imza ve diğer özellikleri taşıyıp taşımadığı dolayısıyla belgeden yararlanma olanağı bulunup bulunmadığı hususunun tespiti ile yararlanma olanağı bulunduğunun anlaşılması halinde atılı suçun teşebbüs aşamasında kalmış olacağının gözetilmemesi ,
2- Suça konu belge hakkında karar verilmemesi, yasaya aykırı ,
3- T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.