T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2016/21785
KARAR NO: 2017/1150
TARİH: 06.02.2017
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Takip dosyasında davalı alacaklının vekil ile temsil edildiği, HMK’nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu’nun 41., Tebligat Kanunu’nun 11. maddeleri gereğince, vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunluluğu bulunduğundan …. 6. İcra Mahkemesi’nin 04.05.2016 tarih ve 2016/438 Esas-376 Karar sayılı, temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verildi. Kararın temyiz incelemesine geçildi.
Borçlu vekili, takibe dayanak ilamın gayrimenkulün aynına ilişkin olup, kesinleşmeden icraya konulamayacağını bu nedenle takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, takibe konu ilamın muhdesatın tespitine yönelik olup, gayrimenkulün aynından kaynaklandığı ilamda kesinleşmeye dair şerh bulunmadığı kesinleşmedikçe icra takibine konu yapılamayacağından şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 443/4 (HMK’nun 367/2) maddesi gereğince gayrimenkul ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel “şahsi” haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi için bunların kesinleşmesine gerek yoktur. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, 3. cilt sayfa 2212)
Somut olayda takibe konu …. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/79 Esas-2014/380 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; Mahkemece muhdesatın tesbitine karar verildiği, ilamda sicilde değişikliğe yol açan tescil hükmü bulunmadığı dolayısı ile ilamın taşınmazın aynına ilişkin olmayıp infazı için kesinleşmesi koşulu bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.