YARGITAY HUKUK GENEL KURULU

Esas No: 2014/7-1014
Karar No: 2014/1075
Tarih: 24.12.2014

ÖZET : Dava hakimin hukuki sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tazminat istemi yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir. Hatalı olduğu ileri sürülen yargısal işlemde, özel amaç ile kasıtlı davranıldığı yönünde bir delil dava dosyasında bulunmamaktadır. Somut olayda HMK’nun 46.maddesinde sayılan hukuki sorumluluk nedenlerinden hiçbirisi bu davada mevcut değildir. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK’nun 49.maddesi uyarınca davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda para cezasında yeniden değerleme oranında yapılması gereken artırım miktarı ile dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde tutularak asgari hadden para cezasına hükmolunmasında isabetsizlik görülmemiştir.

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 7. Hukuk Dairesince;

( … DAVA: Davacı N. E. dava dilekçesinde: miras bırakanı babası A. E. 21.01.2000 tarihinde vefatı nedeniyle kız kardeşi M. Ç. tarafından talep edilen mirasçılık belgesinin Çayıralan Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.09.2000 tarih 2000/158-163 E.K. sayılı ilamı ile boşanan eş C. E. da mirasçı gösterilmek suretiyle hatalı olarak düzenlendiğini, Çayıralan Sulh Hukuk Mahkemesine açtığı ortaklığın giderilmesi dava dosyasına ibraz ettiği ve A. E. mirasçılarının doğru olarak belirlendiği Ankara 7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.03.2000 tarih 2000/128-207 E.K. sayılı mirasçılık belgesi ile Çayıralan Sulh Hukuk Mahkemesince verilen mirasçılık belgesi çeliştiğinden çelişkinin giderilmesi için ortaklığın giderilmesine ait Çayıralan Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.02.2007 gün ve 2005/310 E. 2007/24 K. Sayılı kararının Yargıtay6.Hukuk Dairesince bozulduğunu, bu nedenle mevcut mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin alınması için Ankara 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/2571 esasında görülen davayı açmak zorunda kaldığını, dava yol ve konaklama gideri için masraf yapmak zorunda bırakıldığı gibi, babasından boşanan C. E. mirasçı gösterilmesi ve ortaklığın giderilmesi kararının Yargıtay’ca bozulmasının son derece üzülmesine ve acı çekmesine neden olduğunu öne sürerek, toplam 1.207,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi zararın 01.07.2008 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı H. H. vekili cevap dilekçesinde davanın süresinde açılmadığını ayrıca HMK’nun 46.maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmediğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davacı tarafından mirasçılık belgesinin hatalı olarak düzenlediği iddia olunan Hakim M. C.’a dava ihbar olunmuş, yapılan tebligata rağmen ihbar olunan davaya cevap vermemiştir.

Her ne kadar davalı H. H. vekili davanın süresinde açılmadığını öne sürmüş ise de davacının daha önce idare mahkemesine açtığı davanın adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle reddedildiği bunun üzerine davacı tarafından önce Asliye Hukuk Mahkemesinde daha sonra da Yargıtay 4.Hukuk Dairesinde tazminat davası açtığı Yargıtay 4.Hukuk Dairesince görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle dava dosyasının Dairemize gönderildiği, bu nedenle de davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

GEREKÇE: Dava hakimin hukuki sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Hakimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle sorumlulukları, HMK’nun 46-49 maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada gösterilen sorumluluk nedenleri örnek niteliğinde olmayıp, sınırlı ve sayılı durumları ifade etmektedir.

Somut olayda ihbar olunan hâkimin düzenlediği mirasçılık belgesinin hatalı olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.

Tazminat istemi yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir. Hatalı olduğu ileri sürülen yargısal işlemde, özel amaç ile kasıtlı davranıldığı yönünde bir delil dava dosyasında bulunmamaktadır. Somut olayda HMK’nun 46.maddesinde sayılan hukuki sorumluluk nedenlerinden hiçbirisi bu davada mevcut değildir. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

6100 Sayılı HMK’nun 49.maddesi uyarınca davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasının takdir edilerek hüküm altına alınması gerekir. Bu konuda para cezasında yeniden değerleme oranında yapılması gereken artırım miktarı ile dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde tutularak asgari hadden para cezasına hükmolunmuştur.

HÜKÜM:

1-HMK’nun 46.maddesinde öngörülen sorumluluk sebepleri bulunmadığından davanın reddine,

2-HMK’nun 49.maddesi uyarınca takdiren 500,00 TL disiplin para cezasının davacıdan alınarak H. H.’ye gelir kaydedilmesine,

3-Davanın reddi nedeniyle alınması gereken 24,30 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 94,87 TL’den düşümü ile kalan 70,57 TL’nin istek halinde davacıya iadesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 2.640,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına… ),

Dair oybirliği ile verilen 14.11.2013 gün ve 2013/1-2013/3 sayılı kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın süresinde temyiz edildiğinin anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kağıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı, babasının vefatı nedeniyle kendisi tarafından Ankara 7.Sulh Hukuk Mahkemesinden, kardeşi tarafından ise Çayıralan Sulh Hukuk Mahkemesinden mirasçılık belgesi alındığını, Çayıralan’dan alınan mirasçılık belgesinde babasının boşandığı eşinin de mirasçı olarak gösterildiğini, mirasçılık belgesinin ortaklığın giderilmesi davasında kullanıldığını, çelişkili mirasçılık belgeleri nedeniyle kararın bozulduğunu, mirasçılık belgesinin iptali için dava açtığını, süreçte maddi ve manevi olarak yıprandığını, üzüldüğünü belirterek 1.207 TL maddi, 3.000TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili davanın süresinde açılmadığını ayrıca HMK’nun 46.maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmediğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile 7. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilamı harcı peşin alındığından başka harç alınmasına mahal olmadığına, 24.12.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.