YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2019/3345
KARAR NO: 2020/1115
TARİH: 05/03/2020
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

ÖZET: Malvarlığı zararı, kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemez. Ve manevi tazminata konu olamaz.

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … Genel Müdürlüğü ve … aleyhine 11/04/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı … Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden husumet nedeniyle reddine dair verilen 12/04/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve temyiz eden davalı … Genel Müdürlüğünün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın davalı … Genel Müdürlüğü yönünden kısmen kabulüne, diğer davalı … yönünden ise husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı … Genel Müdürlüğüne ait atık su borularının aşırı yağmur ile beraber tıkanması ve patlaması nedeni ile oturduğu konuta atık su dolduğunu, ev eşyalarının ve özel eşyalarının zarar gördüğünü belirterek uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı … Genel Müdürlüğü, temiz su isale hattında ve kanalizasyon şebekesinde meydana gelen arızalardan sorumlu olduklarını, olayın yağmur suyundan meydana geldiğinin tespit edilmesi hâlinde diğer davalı … Başkanlığının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … ise davanın reddini talep etmiştir.
Dosya kapsamından; mahkemece, davalı … Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine, diğer davalı … yönünden ise yargı yolu nedeni ile reddine dair verilen 15/07/2014 tarih ve 2011/643 esas sayılı ilk kararın davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 16/11/2015 gün, 2014/15452 esas ve 2015/13070 karar sayılı ilamı ile de temyiz eden davacı ve davalı … yararına bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve davalı … Genel Müdürlüğü yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı … yönünden ise davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Ancak davalı … yönünden yargı yolu nedeni ile reddine dair verilen 15/07/2014 tarih ve 2011/643 esas sayılı mahkemenin ilk kararı bozma kapsamı dışında kaldığından kesinleşmiş ve davacı ile davalı … yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Şu halde; bozma ilamına uyulduktan sonra davalı … yönünden verilen ilk kararın bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği gözetilmeden davanın husumetten reddine dair yeniden hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Davalı … Genel Müdürlüğünün diğer temyiz itirazlarına gelince;
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK 158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir. (TBK 58)
Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddelerinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir.
Somut olayda, davacının ev eşyalarında oluşan zarar, malvarlığına ilişkin zarar niteliğindedir. Manevi tazminatın koşullarını düzenleyen TBK’nın 58. maddesine göre malvarlığı zararı, kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemez.
Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle ise davalı … Genel Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, davacının ve temyiz eden davalı … Genel Müdürlüğü’nün diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.