T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2015/6947
KARAR NO: 2015/23559
TARİH: 8.12.2015

ÖZET: Davacı-davalı erkeğin eşine cinsel yolla hastalık bulaştırması, çocuk sahibi olmaktan kaçınması ve müşterek konutu terketmesi, buna karşılık, davalı-davacı kadının ise; herkesin içinde “doğurgan olduğunu, çocuk doğurmak istediğini, yoksa kendi başının çaresine bakacağını, boşanacağını” söylemesi, eşine hakarette bulunması ve annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalması evlilik birliğini temelinden sarsar.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, hakimin reddi, kendi boşanma davasının reddi, kadının davasının kabulüyle verilen boşanma hükmü ile fer’iler ve kadının ziynetleri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.12.2015 günü temyiz eden davacı-davalı L. Ö. vekili ve karşı taraf davalı-davacı M. Ö. ve vekili geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 34. maddesinde düzenlenmiş olan hakimin yasaklı bulunduğu haller ile 36. maddede düzenlenmiş olan hakimin çekinme hallerinin bulunmaması, davacı-davalı erkek tarafından hakimin reddi için gerekçe olarak göstermiş olduğu hususlar dolayısıyla Hukuk Muhakemeleri Kanununun 38. maddesinde öngörülen yasal sürede ve belirtilen usule uygun bir başvurusunun bulunmaması sebebiyle hakimin reddine yönelik temyiz itirazları ile davalı-davacı kadının karşı dava dilekçesiyle usulüne uygun açılmış bir ziynet davası bulunmadığından bu yöne ilişkin temyiz itirazları yersiz görülmüştür.

2-Davalı-davacı kadın karşı dava dilekçesi ile erkek tarafın boşanma davasına karşılık yalnızca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi uyarınca manevi tazminat, 169 ile 175. maddeleri uyarınca tedbir ve yoksulluk nafakası isteğinde bulunmuştur. Davalı-davacı kadının boşanma davası bulunmadığı halde, kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

3-Toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin eşine cinsel yolla hastalık bulaştırdığı, çocuk sahibi olmaktan kaçındığı ve müşterek konutu terkettiği, buna karşılık, davalı-davacı kadının ise; herkesin içinde “doğurgan olduğunu, çocuk doğurmak istediğini, yoksa kendi başının çaresine bakacağını, boşanacağını” söylediği, eşine hakarette bulunduğu ve annesinin evliliğe müdahalesine sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen kusurlu eylemleri dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı sabit olmuştur.Tarafların kusurlu eylemleri karşısında davalı-davacı kadının erkeğin açmış olduğu davada boşanmaya itirazı da hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir. Gelişen bu olaylar karşısında, evliliğin devamında taraflar bakımından yarar kalmadığı ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşullarının gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, davacı-davalı erkeğin davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

4-Davalı-davacı kadın bağımsız şekilde nafaka ve tazminat davası açtığına göre, bu istekler nispi harca tabidir. Karşı dava dilekçesindeki başvurma harcının tüm istekleri kapsadığı nazara alınarak bu talepler yönünden Harçlar Kanununun 30 ve 32. maddeleri uyarınca nispi harcın tamamlanması için kadın tarafına süre verilmesi, harç yatırılması halinde yargılamaya devam edilmesi, aksi halde bahsedilen kanunun 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinin düşünülmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin Melike’den alınıp Levent’e verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.