T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2018/527
KARAR NO: 2019/8504
TARİH: 18.9.2019

ÖZET: Davacı tarafından davalıya gönderilen havalede herhangi bir açıklama bulunmamakta olup davacının davalı tarafa yapılan dava konusu havalenin borç olarak gönderildiğini kanıtlayamadığı gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı; evini satarak davalıya borç verdiğini, ilgili parayı davalının hesabına havale ile gönderdiğini, ancak sehven havale işlemi sırasında herhangi bir açıklama yazmadığını, davalının aralarında görülen … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/41 Esas sayılı ceza dosyasında kendisinden borç para aldığını kabul ettiğini, davalının eşinin kendisine dava konusu borç için davacının kaşesini taşıyan iki adet senet verdiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5672 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı; davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin toplam 39.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmiş; davalı tarafından temyiz edilen karar Dairemizce bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda takibin toplam 39.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; davacının davalıya verdiği borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen ilk karar, davalının temyizi üzerine Dairemizin 14/11/2016 Tarih, 2015/29337 Esas, 2016/21046 Karar sayılı ilamı ile; taraflar arasında görülen … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/41 Esas Sayılı ceza dosyasının akıbetinin, eldeki dava dosyasının sonucunu etkiler nitelikte olduğu, mahkemece, 6098 Sayılı TBK.nun 74 maddesi uyarınca, davacı hakkında devam eden bu ceza davası sonucunun HMK.nın 165. maddesi de gözetilerek bekletici mesele yapılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığı, ceza dosyasında iş bu dava dosyasına konu ödünç para ile bilahare elden verilen toplam 3.500,00 TL olmak üzere 42.500,00 TL’nin geri ödenmesini teminen ceza dosyasındaki yargılamaya konu tanzim tarihi olmayan 42.500,00 TL’lik bononun düzenlendiğinin sabit olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında görülen ceza dosyasında, davalı yönünden tehdit suçundan verilen beraat kararı Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2015/3869 Esas, 2017/5113 Karar sayılı ilamı ile onanmış olup, dava dışı … … hakkında verilen karar sanığın hükümden sonra ölmüş olması nedeniyle bozulmuş, bozma sonrasında … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/435 Esas, 2017/475 Karar sayılı ilamı ile dava dışı … … hakkında davanın düşürülmesine karar verilmiştir. Mahkeme tarafından anılan ceza mahkemesinin kararında dava dışı … …’a yöneltilen özel belgede sahtecilik suçlamasına ilişkin gerekçede belirtilen “”davacı … tarafından …’a banka havalesi ile 30.04.2012 tarihinde gönderilen havale ve biharae elden 1.000 TL ve 2.500 TL olmak üzere toplam 42.500 TL nin geri ödenmesini teminen tanzim edildiği sabit olduğu”” gerekçesi, ilgili kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesinin anılan bozma ilamı ile ortadan kalkmış, bozma sonucunda ise davanın düşürülmesine karar verilmiştir. Aynı Ceza Dairesi tarafından ceza mahkemesince davalı yönünden verilen kararda ise davacının davaya konu havale işlemini davalıya borç vermek amacıyla gerçekleştirdiğine ilişkin bir belirleme yapılmamıştır.

Diğer yandan davacı tarafından 30.04.2012 tarihinde davalıya gönderilen havalede herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu’nun 457 vd. ( TBK.nun 555 vd ) maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe ( tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi ), bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini ( havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ) ileri süren havaleci ( muhil ), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda, davacı bu yasal karine karşısında, davalı tarafa yapılan dava konusu havalenin borç olarak gönderildiğini, kanıtlama yükümlülüğü altındadır. Davacı miktar itibari ile iddiasını yazılı delil ile kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi