T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2015/5433
KARAR NO: 2015/22116
TARİH: 24.11.2015

ÖZET: Boşanma davasında erkeğin feragatinden sonra kadına kusur atfedilemez. Eşine hakarette bulunan, güven sarsıcı davranışlar içerisine giren ve birlik görevlerini yerine getirmeyen davalı-karşı davacı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurludur.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi ve lehine hükmedilen tazminatların miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının boşanma davası ile fer’ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 24.11.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı M.. Ç.. ve karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davacı F.. Ç.. ile vekili Av. M.. Y.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-Mahkemece davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan dava kabul edilerek tarafların boşanmalarına, “geçimsizliğe neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının ise az kusurlu bulundukları” kabul edilerek karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkeğin açmış olduğu karşı boşanma davasından feragat etmesi nedeniyle erkeğin boşanma davası reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı erkek boşanma davasından feragat etmiş olmakla artık kadına atfedilen kusurlu eylemleri affetmiş sayılır. Boşanma davasında erkeğin feragatinden sonra kadına kusur atfedilemez. Eşine hakarette bulunan, güven sarsıcı davranışlar içerisine giren ve birlik görevlerini yerine getirmeyen davalı-karşı davacı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurludur. Davacı-karşı davalı kadına atfı kabil bir kusur bulunmamaktadır. Verilen hüküm sonucu itibariyle doğru olduğu durumlarda, hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanması mümkündür. Mahkemece, davacı-karşı davalı kadının az, davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğuna yönelik tespit yerinde değilse de, verilen boşanma kararı sonucu itibariyle doğru olmakla, boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi düzeltilmek suretiyle (HUMK md. 438/son) onanmasına karar verilmesi gerekmiş ve evlilik birliğinin sarsılmasına tam kusuru ile neden olan davalı-karşı davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı-karşı davalı kadının tazminat miktarlarına yönelik temyizinin incelenmesine gelince;

Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple maddi ve manevi tazminat yönünden davacı-karşı davalı kadın yararına BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin M. alınıp F. verilmesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden Melih’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Filiz’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.11.2015 (Salı)