Esas No:2015/34132
Karar No:2017/1559
Tarih: 09.02.2017
ÖZET: Haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı ücrete hak kazanabilir. Azil işlemi bir bütün olup bir dosyada azlin haklı,diğerinde haksız olduğu da kabul edilemez.

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmasız davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile yapılan avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, davalı aleyhine açılan boşanma davasını takip ettiğini yine davalı lehine karara bağlanan tedbir nafakasını da takibe koyarak ücret sözleşmesi gereğince hakkettiği ücreti mahsup edip, bakiyesini davalıya ödediğini, 14.2.2011 tarihli ihtarla haksız olarak azledildiğini, verdiği hizmetin karşılığında, davalının 8.9.2011 tarihli kararla anlaşmalı olarak boşanarak 2.750.000 TL. nakit ve 3 adet taşınmaz tapusunu aldığını ileri sürerek, sözleşme gereğince davanın anlaşma ile sonuçlanması nedeni ile 100.000 TL. ile dava ile nakden ve malen elde ettiği gelirin % 15’nin ücret olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
Davalı, davacı avukatın sözleşme gereğince tazminat talepli karşı davayı açmadığını ve icra dosyası ile tahsil ettiği nafaka bedelini kendisine eksik ödediğini ve güvenini sarstığından haklı olarak azledildiğini, 10.000 TL. De peşinat ödediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 20.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığıdelillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının temyizine gelince;
Davacının davalıdan 11.11.2009 tarihinde aldığı vekalet ile 2009/805 esasta görülen boşanma davasının takip ettiği ve bu dosyada karara bağlanan tedbir nafakasının tahsili için icra takibi yaptığı, aralarında tarihsiz ücret sözleşmesinin düzenlendiği ve davacı tarafça 14.2.2011 tarihli ihtarla azledildiği toplanan bilgi ve belgeler ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı azlin haksız olduğunu ileri sürerek ücret sözleşmesi gereğince ödenmeyen vekalet ücretinin tahsilini eldeki dava ile talep etmiştir.
Mahkemece, davacı avukatın güven sarsıcı eylemlerinden dolayı azlinin haklı olduğu ancak boşanma davasını takip ettiği gözetilerek sözleşmede yazılı 30.000 TL. ücretten ödenen 10.000 TL.nin mahsubu ile bakiyesi 20.000 TL.nin tahsili yönünde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Avukatlık Kanununun 174. maddesinde “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil, avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı ücrete hak kazanır. Azil işlemi bir bütün olup bir dosyada azlin haklı, diğerinde haksız olduğu da kabul edilemez. Mahkemece, azlin haklı olduğuna ilişkin gerekçe yerindedir. Öyle olunca, davacı avukat tarafından azil tarihi itibariyle tamamlanmış iş olmadığına göre davacı vekalet ücreti isteyemez. Bu nedenle, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.