T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2009/22118
KARAR NO: 2010/2791
TARİH: 17.2.2010

ÖZET: Yasal düzenlemeye göre kocanın belirlenen taşınmazları üzerindeki tasarruflarının davacı eşin rızasıyla yapılabileceğine ve bu durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine şeklinde karar verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbirlerin evlilik birliğinin resmi olarak bitimine kadar devamına şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 11.11.2009 tarihinde tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi.İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : 1- ) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- ) Davalı, 254 parsel sayılı taşınmazdaki payını dava tarihinden önce 4.12.2007 tarihinde üçüncü kişiye devretmiş, bu parseldeki payı üzerinde mülkiyet hakkı kalmamıştır. Bu durumda bu parselle ilgili isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

3- ) Türk Medeni Kanununun 199 uncu maddesi koşullarının oluşması halinde, belirlenen malvarlığı değerleriyle ilgili davalının tasarruflarının davacı eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verilir. Taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlanması halinde durum resen tapuya bildirilir. Yasal düzenlemeye göre kocanın belirlenen taşınmazları üzerindeki tasarruflarının davacı eşin rızasıyla yapılabileceğine ve bu durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine şeklinde karar verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbirlerin evlilik birliğinin resmi olarak bitimine kadar devamına şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

4- ) Davacının kira gelirleriyle ilgili talebi, Türk Medeni Kanununun 198 inci maddesine dayanmaktadır. Bu madde gereğince eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde hakim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Ancak bu tedbir davacının ayrı yaşama süresince geçerli olur. Koşullar değiştiğinde bu önlemin istem üzerine kaldırılması imkan dahilindedir. ( T.M.K. m. 200 ) Açıklanan yasal düzenleme dikkate alınmadan evlilik süresince kira gelirlerinin davacı kadına ödemesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarda 2, 3 ve 4. bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana iadesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle, 17.02.2010 tarihinde karar verildi.