image_pdfPDF olarak Kaydetimage_printYazdır

T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2020/6155
KARAR NO: 2021/1339
TARİH: 16.2.2021

ÖZET: Dosya kapsamına göre, davacı-davalı erkeğin dayandığı delillerin hukuka aykırı şekilde elde edilmediği anlaşılmaktadır. Boşanmanın kesinleştiği sabit ise de gerçekleşen duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası, kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1- )Davalı-davacı kadın, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup aynı Kanun’un 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davalı-davacının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; davalı-davacı kadının kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerinin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından davalı- davacının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

2- )Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a- ) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- ) Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı asıl ve birleşen boşanma davalarında ilk derece mahkemesince; tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, tarafların tazminat taleplerinin reddine, davalı-davacı kadın yararına aylık 250 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmiş, karara karşı davacı-davalı erkek, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve kadın lehine hükmedilen nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf talebinde bulunmuş, istinaf edilmeyen asıl ve birleşen boşanma davalarının kabulü yönünden karar kesinleşmiştir. İstinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, kadına yüklenen güven sarsıcı davranış kusuruna esas alınan telefon kayıtlarının hukuka aykırı yolla elde edildiği bu nedenle hükme esas alınamayacağı ve bu kusurun kadına yüklenemeyeceği, erkeğe yüklenen bağımsız konut temin etmediği vakıasının ise ispatlanamadığı, bu nedenle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği gerekçesiyle dava ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekirken tarafların boşanmalarına karar verilmesi hatalı ise de, mahkemece verilen boşanma kararları istinaf konusu edilmediğinden boşanmaya yönelik kararlar eleştirilmekle yetinilmiş ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesine ve tarafların sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı-davalı erkeğin dayandığı delillerin hukuka aykırı şekilde elde edilmediği anlaşılmaktadır. Boşanmanın kesinleştiği sabit ise de gerçekleşen duruma göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı kadının kusursuz olduğunun kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
c- ) Yukarıda 2/b bendinde açıklandığı üzere; tazminat isteyen davacı-davalı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4 ) dikkate alınarak davacı-davalı erkek yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2 ) karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
d- ) Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. (TMK m. 175 ) Yukarıda 2/b bendinde açıklandığı üzere, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi koşulları davalı-davacı kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b, 2/c, 2/d bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozmanın kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının Ismahan’a yükletilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran H.’e geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.02.2021

image_pdfPDF olarak Kaydetimage_printYazdır