T.C. YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2020/6595
KARAR NO: 2021/2251
TARİH: 15.3.2021

ÖZET: Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı, tazminatlara faize hükmedilmemesi, yoksulluk nafakası için yıllık artış kararı verilmemesi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı … ile vekili Av. …. ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı … vekili Av. … geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1-)Davacı-karşı davalı kadının “Yoksulluk nafakası için yıllık artış kararı verilmemesi ve kusur belirlemesine” yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ve kusur belirlemesine ilişkin olarak verilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmeyerek davacı-karşı davalı kadın yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı-karşı davalı kadının, istinaf edilmeyerek kesinleşen yoksulluk nafakası için yıllık artış kararı verilmemesi ve kusur belirlemesi ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Davacı-karşı davalı kadının, yoksulluk nafakası için yıllık artış kararı verilmemesi ve kusur belirlemesine yönelik temyiz dilekçesinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b bendinde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2-a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 3.050 TL vekâlet ücretinin Zekeriyya’dan alınıp Tülay’a verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Zekeriyya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 267.80 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Tülay’a geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 15.03.2021 (Pzt.)