image_pdfPDF olarak Kaydetimage_printYazdır

Esas No:2018/1020
Karar No:2019/5444
Tarih: 05.12.2019

Özet: Tahrifat yapılan senedin icraya verilmesinde kötü niyet vardır. O halde borçlu olunmadığının tespitine karar verilirken kötü niyet tazminatına da hükmedilmelidir.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında Datça Asliye Hukuk Mahkemesi’nden (Tic.Mah.Sıf.) verilen davanın kısmen kabulüne yönelik 2015/127 esas ve 2016/390 karar sayılı ve 27.10.2016 tarihli hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına yönelik kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, davalının davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığını, takip konusu bono bedelinin 10.500,00 TL olması gerekirken, tamamen ödenen ve iade edilemeyen bu senedin bedel hanesine rakamla 1 eklenerek ‘10.500’ TL olan bedel kısmının 110.500,00 TL haline getirildiğini, senet bedelinde tahrifat yapıldığını ileri sürerek, takipten dolayı borçlu bulunmadıklarının tespiti ile alacağın % 20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, davalı asil 30.06.2016 tarihli celsede takibe konu senedin başına ‘ 1 ’rakamını kendisinin eklediğini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın, senet üzerindeki tahrifat iddiası ile açılan menfi tespit davası olduğu, 110.500,00 TL tutarlı senet üzerinde bedel hanesine ‘1’ eklemek suretiyle davalı tarafından tahrifat yapıldığı, sözkonusu senetteki 100.000,00 TL’lik kısım için davacıların borçlu olmadığı ve senedin gerçek miktarının 10.500,00 TL bulunduğunun iddia edildiği, alınan bilirkişi raporları ile 10.500,00 TL’lik senedin başına “1” rakamının sonradan eklenerek toplam meblağın 110.500,00 TL haline getirildiği, davalı asilin duruşmada bilirkişi raporu sonrası senedin başına bir rakamını kendisinin sonradan eklediğini, aralarındaki faturaya istinaden bu değişikliği yaptığını beyan ettiği, sunulan faturanın geçerliliğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.12.2013 vadeli, 08.08.2013 tanzim tarihli ve 110.500,00 TL tutarlı senet dolayısıyla davacıların davalıya 100.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının reddine karar vermiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı alacaklının 20.12.2013 vade, 08.08.2013 tanzim tarihli ve 110.500,00 TL bedelli senede dayanarak davacı borçlu aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığı, davacılar vekili tarafından mahkemeye başvurularak takibe konu senedin bedel kısmında tahrifat yapılarak rakamla yazılmış olan 110.500,00 TL kısmındaki “1” rakamı ve yazı ile “yüz” ibaresinin sonradan eklendiğini ileri sürdüğü, mahkemece alınan raporda, inceleme konusu senette bedel kısmında tahrifat olduğunun belirtildiği, davalı alacaklının borçlular ile görüşerek ve rızası ile bedelde düzeltme yaptığını açıkça bildirdiği, bu düzeltmede keşidecinin parafı olmadığı ve yapılan işlemin açıkça kabul edilmediği, bu durumda senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerektiğinden davanın kabulüne karar verildiği, davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmediği, mahkeme huzurunda davalının bedelde tahrifat yaptığına dair ikrarı kesin delil oluşturduğundan ikrar yönünde mahkemenin verdiği kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı alacaklının savunmasında geçen fatura ile tahrifatlı senet arasında da bir illiyet kurulamadığı, senedin illetten mücerret olduğu gerekçesiyle davalı tarafı istinaf başvurularının reddine karar verildiği, davacıların istinaf talebi yönünden ise davalının açıkça senetteki tahrifatı kendisinin yaptığını kabul ettiği, davalının tahrifat yaptığı senedi tahrifatlı halde kötüniyetli şekilde takibe koyduğu, davacıları dava açmaya zorladığı, davacıların talep ettiği kötüniyet tazminatının koşullarının oluştuğu, davacı keşideciler borçlular yararına İİK’nın 72/5. maddesine göre tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün ortadan kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne, 20.12.2013 ödeme tarihli, 08.08.2013 tanzim tarihli, 110.500,00 TL tutarlı senet dolayısıyla davacıların davalıya 100.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacıların kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile davacılar yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilen 100.000,00 TL asıl alacak yönünden %20 kötü niyet tazminat tutarı olan 20.000,00 TL’nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 2017/586 esas ve 2017/1195 karar ve 02.11.2017 tarihli hükmün ONANMASINA, dosyanın Datça Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

image_pdfPDF olarak Kaydetimage_printYazdır